7 Aralık 2015 Pazartesi

Fansa'dan Elektrikli Araba Atağı

Elektrikli otomobiller geçen senelerde güvenilir bir yükselişe girdi. Bilhassa Tesla Motors bünyesinde üretilen elektrikli otomobiller çevrenin alakasını çekmeyi başardı. Fakat elektrikli otomobil üretimini ucuzlaştırmak hala güvenilir bir problem ile Fransa bu problemi çözmeye niyetli.

7-8 Aralık tarihlerinde Paris’te meydana gelecek olan Cop 21 iklim konferansı öncesi Fransa çevre bakanlığı, elektrikli otomobillerde az maliyet elde etme gayeli bir müsabaka düzenlemeye karar verdi. Bakan Ségolène Royal aracılığıyla duyurulan bu müsabaka ile üreticilerin 7000 dolar maliyetli bir elektrikli otomobil yapması teşvik edilecek.

Şu saniyede elektrikli otomobillerin maliyetinin istenen düzeye düşmesinin önünde fazla mühim bir pürüz var. Bugünlerde üretilen çoğu elektrikli otomobil iri dahili bir batarya ile çalışıyor. Buradaki gaye ise büyük enerji durakları kurarak kullanıcıların ufak bataryaları sürat ile değiştirebilmesini sağlamak. Bu hal uygulandığında elektrikli otomobillerin maliyetinin düşeceğine inanılıyor..

5 Aralık 2015 Cumartesi

Whatsapp'ta Az Bilinen 6 Özellik

Whatsapp'ta bir hayli hususiyet bulunuyor. Mesajlaşma yazılımının çoğu güncelleme beraberinde güncel bir hususiliğe ulaşıyor bununla birlikte büyük olasılıkla çoğunu bilmediğiniz bu güncellemelerden kimileri işinize yarayabilir.
Geçmiş dönemlerde akıllı telefonların ortaya çıkmasıyla beraberinde internet kullanımı çoğaldı bununla birlikte akıllı telefona sahip olsaniye hepsi istediği saniye internete seri bir biçimde başlangıç yapabilir duruma geldi. Bu ilerleme beraberinde beraberinde bilhassa gençler içinde uç mertebe yaygın olan SMS beraberinde haberleşme hafifledi ve konumunu internet üstünden iş yapan yazılımlara salıvermeye koyuldu. Bu yazılımlardan birisi olan Whatsapp, fazlasıyla önemli bir büyüme ortaya koydu bununla birlikte büyüme süratını Facebook aracılığıyla satın alındıktan sonra yükseltti. Şu dakika çalışma mekanlarının bununla birlikte üstelik kimi ülke müesseselerinin dahi Whatsapp hesabı bulunuyor. Bu derecede sürekli kullanılan bu yazılım gelen güncellemeler yardımıyla olabildiğince fazla şey yapabiliyor bununla birlikte kullanıcıların geneli yazılımı yalnızca ileti göndermek maksadıyla kullanıyor. İşte Whatsapp'ta bulunan ve büyük olasılıkla bilmediğiniz 6 özellik;
 İletileri "Yıldızlama"


Whatsapp'a en nihayet eklenen hususiyetlerden birisi olan bu hususiyet, rastgele bir konuşmada bulunan mesajı kaydedebilmenize ve istediğiniz vakit bu mesajı bulabilmenize asistan oluyor.

 Google Drive beraberinde Söyleşileri Yedekleme


Whatsapp söyleşilerinin yedeklenmesini kapatmadıysanız şu yedekleme beraberinde tüm zaman sohbetleriniz kaydedilecektir. Bu çalışmanın telefonunuzda alan kaplamasını veya bir nedenden ötürü bulunmamasını istiyorsanız yedeklemeyi Google Drive'a yapabilirsiniz.

 Yalnızca Belli İletileri Yok Etmek


Whatsapp'ın şu hususiliği yardımıyla bir konuşmada bulunan bütün iletileri silmeden yalnızca bir vakit dilimindeki iletileri silebiliyorsunuz.

 İletileri Okundu Yahut Okunmadı Şeklinde İşaretleme


Gizliliğinizi himaye etmek veya farklı vakit görmenizi temin etmek amacıyla kullanabileceğiniz bu hususiyet yardımıyla size ileti atan rastgele birisi iletinin görülüp görülmediğini anlayabilir.

 Bireyler Yahut Ekip Söyleşileri Adına Özelleştirilmiş Bildirimler


Bildirimlerin özelleştirildiği bu düzenek ile beklediğiniz kişiden ileti gelmesiyle beraberinde telefonunuz o bireye adadığınız biçimde bildirim sesi yayabilir ya da ışık saçabilir. Benzer vaziyet ekip söyleşileri hakkında da geçerli.

 Bağlantı İlk İzleme


İlk izleme özelliği yardımıyla Whatsapp'tan görderdiğiniz rastgele bir ileti, karşı tarafa üstünde bulunan bir ilk izleme fotoğrafı ve linkiyle beraberinde gelecek. .

3 Aralık 2015 Perşembe

Yapay Bedenler ile Ölümsüzlük Mümkün Olabilir

Bilincin Aktarıldığı Yapmacık Vücutlar Korumasında Bireyler Sonsuza Dek Yaşayabilecek


Bir ekip uzman, yeterince yaklaşan bir tarihte birey bilincinin yapmacık vücutlara aktarılmasıyla beraberinde bu bilinçlerin sonsuza dek yaşayabileceğini belirtti.
Hakim olduğumuz zeka ile yetenek sebebiyle biz bireyler, yeterince uzun süredir ortamında varlığını sürdürdüğümüz gezegeni kendi istediğimiz tarzlarda yönlendiriyoruz. Hayatımızı kolaylaştırması gayesiyle yaptığımız aletler, oturmak amacıyla inşaa ettiğimiz oluşumlar, yiyebilmek amacıyla ürettiğimiz gıdalar bununla birlikte daha birçokları, insanın hakim olduğu gelişmiş aklın birer eserleri. Günden güne artan teknolojimiz yardımıyla tüm devir bilinmeyen birşey bulan bizler, bu denli ilerlemiş olmamıza karşın pek fazla uzun yıllardır hedeflediğimiz ölümsüzlüğü bugün dahi elde edebilmiş değiliz. Bu konuda çalışmalar yürüten bir kurum, bütün manasıyla ölümsüzlük olmasa da bilincimizin sonsuza dek yaşayabileceği bir metot geliştirebileceklerini iddia ediyorlar.



Humai ismindeki bu kurumun CEO'su Josh Bocanegra, ilerleyen senelerde bireylerin bilinçlerinin yapmacık bir bedene aktarılabileceğini düşünüyor. Bu konudaki fikirlerinde olanca mertebe sağlam olan Josh, ortaklığıyla beraberinde önderlik yapmayı hedeflediği bu gelişim yardımıyla birey bilinçlerini sonsuza dek yaşatabileceğinden bahsetti. Bilinçlerin aktarıldığı yapmacık bir gövde yardımıyla bu çalışmanın gerçekleştirilebilceğinden bahseden Josh, bu sayede birey bilinçlerinin gelişebileceği bir platform kurmayı da hedefliyor.

Hangimiz bilir? Bir İhtimal ilerleyen senelerde gelişen robot gelişimiyle beraberinde bu ilerleme de gerçekleştirilir sonra kişiler vefatlarından evvel robota dönüştürülerek yaşamlarının geçmiş kalan kısmını birer robot şeklinde sürdürürler..

Facebook'a Canlı Yayın


Facebook'a Canlı Yayın





Facebook 2 gün evvel ilan ettiğu 7 saniyelik profil videosu özelliğinin sonrasında demin de Periscope ile Meerkat benzeri canlı yayın desteğini de ilan etti.
Facebook geçen dönemde kendini hızlıca geliştirmeye devam ediyor. Geçtiğimiz zamanlarda duyurduğu 7 saniyelik videolar ile profil videosu üretme özelliğini Android platformunda test eden müessese şu an da Periscope ile Meerkat benzeri canlı yayın yazılımlarına rakip bulunacak şekilda canlı yayın desteği getiriyor.

Kullanma olarak Periscope beraberinde Meerkat'a olabildiğince benzeyen "Liberaberinde Videos" özelliği Facebook yazılımlarında vaziyet yazma bölümğnde sağ alt tarafa eklenecek canlı yayın butonu beraberinde hazırlanabiliyor olacak.



Buna tıkladıntan sonra kameranızı etkin edecek olan Facebook'ta yayını başlatmak amacıyla bir başlık bununla birlikte şayet yanınızda arkadaşınız varsa etiketleyerek "Go Live" diyip yayına başlayabiliyorsunuz. Sonrasında ise yukarıda izleyen adeti ile yayın zamanını görebileceğiniz uygulamada sağ üst köşede ise kamera değiştirme tuşu bulunacak. Alt tarafta katılanların bununla birlikte değerlendirmelerin bulunduğu bir akış kısmında beğendiğiniz değerlendirmeleri da like butonu ile gösterebileceksiniz.

İzleyen kullanıcıların ise "Subscribe" açıklamak gerekirse izleme  tuşu ile istediği bireylerin canlı yayınları başladığında tebligat şeklinde haberli olabilecekler. İlk etapta Amerika Birleşik Devletleri'ndeki iPhone kullanıcılarına günümüzden itibaren sunulan şu hususiyet hemen sonra öteki platformlara bununla birlikte devletlere getirilecek.


Bunun yanı sıra Kolaj özelliğini de ekleyen Facebook yegane bir hal veya mevzu üzerine foto ile video paylaşımınızı kolaylaştıracak. Foto kısmına girdiğinizde son çektiğiniz fotoları sıralayan sistemde dilediğiniz fotoları bununla birlikte videoları ekleyip çıkararak sonrasında da bir başlık ekleyerek paylaştığınızda farklı bir albüm benzeri fakat her zamankinden iyi bir biçimde paylaşılmış bulunacak. Sizi takip edenlerin kolajınızı akış formatında değişen foto ile videolar şeklinde görebildiği yazılım da gün içinde bütün iPhone kullanıcılarına sunulurken Android yöresinde 2016 senesinde ortaya çıkacak.
 .

2 Aralık 2015 Çarşamba

General Mobile’dan Android 6.0 Marshmallow Sürprizi


General Mobile, yaklaşan bir vakitte satışa çıkardığı modeli General Mobile 4G hakkında Android 6.0 Marshmallow güncellemesinin indirilmeye sunulduğunu ifade etti. Şu gündemde olan versiyon ile beraberinde bilhassa her zamankinden süratli bununla birlikte her zamankinden emniyetli kullanımdan bahsediliyor.

699 lira satım fiyatı bulunan General Mobile 4G, Turkcell’de de 24 ay taksit seçeneğiyle satın alınabiliyor. Bu dakika Türkiye dışında 10 devlette satıldakika bu prototip, yakında farklı devletlerde de teknolojiseverlerin zevkine sunulacak.

General Mobile, Android 6.0 beraberinde pek çok güncelliğin geldiğini söylerken aynı vakitte bu yenilikler içinde en ilgi çekici olan 11 özelliği de sıralıyor….

1 Aralık 2015 Salı

Kablosuz Elektrikle Çalışan Aygıtlar Geliyor


Washington Üniversitesi’nden mühendisler, alışılagelen Wi-Fi modem kullanarak evdeki aygıtları kablosuz çalıştırabilecek benzersiz bir metot geliştirdiler. PoWiFi (The Power Over Wi-Fi ) ismi verilen düzenek ile bilindik modemlerden yayılan sinyaller elektriğe dönüştürülecek, henüz geliştirilen aygıtlar çalıştırılabiliyor. Bu ilerleme yardımıyla ,Wi-Fi sinyallerinden gelen enerji , elde edilerek temel bir ısı sensörünü, az çözünürlüklü bir alıcıyı ya da bir izleme bilekliğine enerji verebilecek. Yapılan incelemenin bitiş durumu bir sonraki ay Association for Computing Machinery 2015 konferansında sunulacak. İlk defa böyle bir şeyin mümkün olabileceğini, bununla beraber öteki aygıtlara enerji verebileceğimizi ispat ettik. Bunun Dışında Wi-Fi modemin niteliğinde bir zayi olmadan aygıtlara enerji verebileceğini ispat ettik,” diyor inceleme yazarı Washington Üniversitesi’nden Vamsi Talla. PoWiFi ilerlemesi Objelerin İnterneti gelişiminin ilerlemesine olanak verebilir. Böylelikle cep telefonu,çay makineleri,çamaşır makineleri benzeri aygıtlara ufak sensörler yapıştırılarak, birbirleriyle ağ kurmalarına yardımcı olur. Tabi ki çalışmanın en sıkıntı kısmı bu az enerjili sensörler ile aktüatörlere ne şekilde enerji verileceği idi. Washington Yükseköğretimi bilgisayar ile enerji mühendisliğinden bir takım, Wi-Fi sinyallerinde kullanılmayan pik elektriği olduğunu keşfetti. Bu elektrik yardımıyla az güçlü aletlere elektrik verilebilecek. Bu sinyaller sistemde hafif hafif sızarak mesafelerle akıyor. Takım bu elektriği elde edebilecek sensörleri aygıtlara entegre etti. Takım , Wi-Fi kanaların akan bu enerji paketlerini nitelik ile bilgi naklini etkilemeden aktarabilecek bir düzenek geliştirdiler. Takım PoWiFi ismi verilen sistemine yönelik 5-6 metre uzağa az elektrik tüketen siyah –beyaz bir Omnivision VGA alıcı koyarak her 35 dakikada manzara yakalayabilecek elektrik sağlayacak duruma getirdi. Bunun Dışında bu sayede Jawbone Up24 giyilebilir fitnes izleyicisini 2,5 saat süresince % 41 şarj yaptı. Uzmanlar PoWiFi modelini 6 evde test yaptı, kullanıcılar internet konu yüklemesi ile video izlemede pek problem yaşamadı. İlk yapılan tecrübeler modelin göreli şekilde az elektrik tükettiğini gösterse de, takım PoWiFi modelinin randımanının bununla birlikte stabilitesinin arttırılması adına olanak olduğunu belirtiyor. Henüz geliştirilen bu uyarlama gelişimi yeterince fazla yeni yazılıma kucak açabilir.

11 Mart 2015 Çarşamba

Dünya'daki Su, Güneş'ten Bile Yaşlı Olabilir!


Science dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, gezegenimizdeki suyun büyük bir kısmı Güneş'ten bile yaşlı! Eh, tabii ki bu tek bir anlama gelebilir: gezegenimize su, Güneş Sistemi ve Dünya'nın oluşumundan sonra, kuyruklu yıldızlar ile taşınmış olmalı. Hem de sadece bizim suyumuz değil! Diğer gezegenlerde ve onların uydularında bulunmuş olan suların büyük bir kısmı da öyle... Araştırmayı yapan ekip olan Carnegie Bilim Enstitüsü'nden Dr. Conel Alexander şöyle söylüyor:
"Eğer ki Güneş Sistemi'mizin erken zamanlarında su yıldızlararası uzaydan geldiyse, bu suları bize taşıyan buzlar muhtemelen diğer yeni yıldızlarda ve gezegenlerde de bulunmalıdır. Tabii organik yaşam da öyle... Ancak eğer ki Güneş Sistemi'mizin suyu büyük oranda kimyasal süreçlerin bir sonucuysa, gezegensel sistemlerin barındırdığı su miktarı, bölgeden bölgeye ciddi anlamda değişebilir. Tabii ki bu da, yaşamın başka yerlerde doğması ihtimalini etkiler."
Araştırmanın baş yazarı olan, Michigan Üniversitesi'nden Ilse Cleeves, hidrojenin bir izotopu olan döteryumu kullanarak su kaynaklarını tahmin etmeye çalıştı. Yıldızlararası boşluk gibi çok soğuk ortamlarda oluşan suyun içerisinde döteryum oluşma ihtimali, daha sıcak bölgeler olan yıldız oluşum bölgelerine nazaran daha yüksektir. Güneş'imizin oluştuğu zamanlardaki ön gezegensel koşulları simüle eden Cleeves ve Alexander, su içerisinde bulunan döteryum miktarına bakarak, bu suların yıldızlar etrafında oluşmak için çok fazla miktarda döteryum içerdiğini tespit ettiler. Dolayısıyla bu su, yıldızlararası boşlukta oluşmuş olmalıydı. Cleeves şöyle söylüyor:
"Bu bulgu, gezegenlerin oluştuğu disk içerisinde su bulunmuyorsa, bu suyun bir başka yerden gelmiş olması gerektiğini gösteriyor. Buna bağlı olarak Güneş Sistemi'miz içerisindeki suyun bir kısmı, Güneş'ten daha yaşlı olmalıdır."
Science dergisinde yayımladıkları makalede Cleeves ve Alexander, Dünya okyanuslarındaki suyun %30-50 arasının yıldızlar arası boşluktan gelmiş olduğunu hesaplıyor. Güneş Sistemi'nin dış kısımlarına doğru gittikçe, bu oran daha da artıyor ve %60-100 arasına ulaşıyor. Çünkü Güneş Sistemi'ne giren bir kuyruklu yıldız, bünyesindeki suyu iç kısımlara doğru hareket ettikçe diğer gezegenlere bırakıyor ve taşıdığı su miktarı azalıyor. Ayrıca, Güneş'e yaklaştıkça suyun buharlaşma ve kuyruklu yıldızdan ayrılma miktarı da artıyor. Alexander şöyle söylüyor:
"Bulgularımız, Güneş Sistemi'ndeki suyun -ki su, yaşamın başlamasındaki en temel araçtır- büyük bir kısmının Güneş'ten yaşlı olduğunu gösteriyor. Bu da, bizimkisi haricindeki gezegensel sistemlerde de bol miktarda, organik madde bakımından zengin yıldızlar arası buzların bulunması gerektiğini gösteriyor."
Bu bulguların astrobiyolojik önemi bir yana, felsefi anlamı da araştırmacılar için büyük. Cleeves, verdiği bir röportajda şöyle söylüyor:
"Bana kalırsa bizlerin günlük yaşantılarımız ile galaksimiz arasında böylesi doğrudan bağlantılar keşfetmek heyecan vericidir. Bizlerin evren içerisindeki yerine dair çok önemli bir bakış açısı kazandırmaktadır."

Hazırlayan: ÇMB (Evrim Ağacı)

Kaynaklar ve İleri Okuma:

21 Şubat 2015 Cumartesi

NASA Satürn’e Denizaltı Gönderiyor

Bugüne kadar Ay ve Mars'a yüzey keşif aracı gönderen NASA, bu kez Satürn'ün uydusuna denizaltı göndermek için çalıştığını açıkladı.

NASA’nın duyurusuna göre yakın zamanda güneş sistemi içindeki bir gezegenin uydusuna bir denizaltı gönderiliyor. Satürn gezegeninin uydusu olarak da bilinen Titan ise bu garip ve şaşırtıcı projenin merkezindeki isim olacak. Bilimkurgu filmlerinden fırlamış gibi görünen bu projede denizaltı aracı önemli keşifler yapacak.Açıklamaya göre Titan’ın yüzeyi geniş göller, nehirler ve metan denizleri ile kaplı. Geliştirilen denizaltı aracı ise bu tehlikeli uzay sularının derinliklerinde gezinerek insanlık için önem taşıyan keşifler yapmaya çalışacak. Çalışmanın merkezi ise Titan’ın kuzey denizi Kraken Mare olacak.
Titan gezgini denizaltı, denizin diplerine inecek, dip yüzeyleri dolaşarak çeşitli veriler toplayacak. Bu nükleer denizaltının tek görevi okyanustan veri toplamak olmayacak. Planlara göre denizaltı, 8 saatlik bir zaman diliminde su altında araştırmalarını sürdürürken, kalan 16 saatte ise su yüzeyinde meteorolojik verileri toplayarak Dünya’ya gönderecek.
NASA’ya göre bu projenin sebebi ise Titan’ın hidrokarbon oksijen okyanus ortamının, güneş sistemine ait önemli organik içerikler taşıdığı düşüncesi.

13 Şubat 2015 Cuma

PHP Fonksiyon Oluşturma


Php ile basit fonksiyon oluşturma

Php ile öğrenilmesi gereken en önemli şeylerden biri de komutları fonsiyonel hale getirmektir






Örnek kodlama:

<?php 

function toplama($sayi1, $sayi2)
{
return $sayi1 + $sayi2;
}

echo toplama(3,4);

?>

Php'de return komutu yerine echo komutu da kullanabilirdik; fakat echo komutunu kullandığımız zaman toplama(5,6) + 5; gibi bir komut çalışmazdı. Bu fonksiyonu doğrudan kullanabilmek için return komutu kullanmamız gerekir.

Microsoft’tan Age of Empires Atağı


Microsoft’tan Age of Empires Atağı

Dünyanın en büyük yazılım şirketi olan Microsoft, tüm zamanların en çok oynanan bilgisayar oyunlarını Android ve iOS işletim tabanlı mobillere uyumlu hale getirmeye hazırlanıyor. Apple tarafından yapılan atağın ardından, Microsoft da harekete geçerek, Age of Empires oyununu akıllı telefonlara getirmeye karar verdi.

Microsoft Mobil Pazarında Büyümeyi Hedefliyor

Japon geliştirici KLab firması ile anlaşma yapmaya hazırlanan Microsoft, iOS ve Android tabanlı sistemler için bilgisayar oyunlarının mobil versiyonunu çıkaracak. Mobil pazarında, Nokia ile yaptığı anlaşmadan beklediği verimi alamayan dünya devi, mobil pazarında önemli bir düşüş yaşıyordu. Geçtiğimiz günlerde gündeme gelen Nokia’yı satın alma iddiasının yalanlanmasının ardından, mobil pazarında büyük bir adım atan Microsoft’un Age of Empires oyunundan sonra, fenomen olmuş diğer bilgisayar oyunlarını da Android ve iOS tabanına uyumlu hale getirmesi bekleniyor.

Venüs Niçin Ters Yönde Döner ?


Komşu gezegenimiz olan Venüs birçok yönden tuhaf bir gezegendir. Öncelikle tüm gezegenlerin aksine doğudan batıya doğru döner. Yani Venüs’te Güneş batıdan doğar. Ekseni etrafındaki bir turu 243 günde tamamlarken Güneş çevresindeki tam turunu 224 günde tamamlar. Yani Venüs’te bir gün bir yıldan daha uzundur.
Birçok bilim adamı, Güneş'in gezegen üzerindeki güçlü çekiminin bu uzun günlere neden olduğunu düşünüyor. Ancak bilim adamları, hala Venüs’ün ters yönde dönmesi konusunda şaşkın. Fransız araştırma enstitüsü Astronomie et Systemes Dynamiques, konuyla ilgili bir teori açıkladı.
Mevcut teoriye göre, Venüs diğer gezegenler gibi aynı yönde dönüyordu şu an olduğu gibi. Diğer bir deyişle, gezegenin dönme yönü değişmedi; ancak diğer gezegenlere bakıldığında sadece farklı yönde dönüyor. Bilim adamları,  bunun nedeninin gezegen üzerindeki güneşin çekme gücünün fazla olabileceğini ve bunun güçlü atmosferik gelgitlere neden olabileceğini tartışıyor. Venüs’ün kabuğu ve çekirdeği arasındaki sürtünmeler ile birleşen bu gelgitler  ters dönmeye neden olmuş olabilir.
Alexander Correira ve Jacques Laskar ise,  Venüs’ün aslında en baştan beri ters yönde dönmediğini iddia ediyor. Correira ve Laskar’a göre, gezegenin dönüşü sekteye uğradı ve yön değiştirdi. Yukarıda bahsi geçen etkilerin yanı sıra diğer gezegenlerin neden olduğu gelgitlerin etkisini de dikkate alarak ekip, gezegende yaşanan evrim nedeniyle Venüs’ün ekseninin değiştiği sonucuna vardı. Ters yönde dönsün ya da dönmesin, ikisi ters yönde de dönse dört sabit dönüş yönüne sahip gezegenden biridir. Araştırmacılar, “Venüs’ün ters yönde dönen iki gezegenden daha kararlı olanı olabileceğini” de ekledi.

Güneş Enerjisiyle Sıvı Yakıt


Bilim insanları, güneş enerjisinden sıvı yakıt üretilmesini sağlayacak yeni bir yöntem üzerinde çalışıyor.

Harvard Üniversitesi araştırmacıları güneş enerjisinden sıvı yakıt üretilmesini sağlayacak bir yöntem geliştirdiklerini açıkladı. Bilim insanları yaşanan gelişmenin güneş enerjisine yapılacak yatırımları ciddi ölçüde artıracağına inanıyor.
Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, güneş enerjisi fotovoltail hücreler kullanılarak hidrojene dönüştürülebiliyor. Gelecekte kullanılmak üzere depolanabilse bile, hidrojen sıvı yakıt ihtiyacını karşılayamıyor.
Harvard'da yapılan yeni araştırmada, güneş ışığını kullanarak suyu hidrojen ve oksijene ayırmayı sağlayan yöntem geliştirildi. Geliştirilen yöntemde bir bakteriden yararlanan araştırmacılar, hidrojeni ve karbon dioksiti sıvı yakıt izopropanole dönüştürmeyi başardı.
Araştırmada yer alan Pamela Silver, 'güneş enerjisini her zaman hasat edebileceğimiz ve sıvı yakıt olarak saklayabileceğimiz bir konsept geliştirdiklerini' belirtti.
Elde edilen başarının özellikle gelişmekte olan ülkelerde büyük bir hızla yayılması ve sıvı yakıta bağlı altyapıların ihtiyacını sağlaması ümit ediliyor.

Kaynak: Al Jazeera

12 Şubat 2015 Perşembe

Kendi Kendine Giden Araçlar İngiltere'de

Otonom yani kendi kendine giden otomobiller İngiltere şehirlerinde test edilmeye başlanıyor.

Birçok firmanın üzerinde çalıştığı sürücüsüz otomobillerin testleri için İngiltere’de de hazırlıklar başladı. İlk olarak İngiltere’nin Greenwich, Bristol, Milton Keynes ve Coventry şehirlerinde başlayacak testlerde 3 farklı araç yola çıkacak.
İlkbahar aylarında başlayacak testlerin amacı ise otonom araçların yollarda nasıl çalıştığını gözlemlemek ve olası sorunlar konusunda düzenlemeler yapmak. İngiltere Ulaştırma Bakanlığı’nın verdiği izinle başlayan testlerde araçlar gerçek yol şartlarında kullanılacak.
Greenwich’te denenecek olan yüzde 100 elektrikli araç Gateway iki nokta arasında insan taşımak için ’shuttle’ olarak kullanılacak. Ulaştırma Bakanlığı bu araçlarla ilgili mevzuat düzenlemelerinin de 2017 yılına kadar yapılacağını açıkladı.

Dünya devleri çalışıyor

Aralarında Google, Uber ve benzeri teknoloji firmalarının da bulunduğu birçok şirket otonom araçlar konusunda çalışmalar yapıyor. Ayrıca BMW ve Audi gibi otomobil üreticileri de bu tip araç ve özellikler konusunda çözümler sunuyor. Önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde yollarda kendi kendine gidebilen araçların sayısının artması bekleniyor. Birçok ülkede bu araçların kullanımı için deneme, test ve mevzuat değişiklikleri konusunda çalışmalar da yapılıyor.


Kaynak: BBC

7 Şubat 2015 Cumartesi

Yapay Zeka ile Devlet Yönetimi

Bilimin sürekli ilerlediği, her geçen günün yeni keşiflere gebe olduğu modern çağımızın kuşkusuz en büyük ve en ilginç teorilerinden biri de yapay zekanın üstün insan ırkını meydana getireceğidir. Buna tamamen zıt bir teoriye göre de yapay zekaların insanları tehdit olarak göreceği ve insan soyunun yeryüzünden tamamen silineceği teorisidir. Yapay zekalar yeterince olgunlaşmamış olmasına rağmen bilgisayar oyunlarında aslında uzun zamandır varlar. Pek çok oyunun kurgusunda bilgisayara karşı oynama modları mevcuttur. Bunlar bugün için ufak şeyler gibi görünse de yapayifa zekaların özünde yapısı aynıdır. En basit ifadeyle: "eğer bu şart sağlanırsa şöyle yap" mantığına dayanır. Elbette ki yapay zeka denilen hadise bu kadar basit değildir. Milyonlarca, belki trilyonlarca sorgu gerektirebilen işlemlerden geçip en mantıklısını ortaya koymak için tüm ihtimalleri incelemek gerekmektedir. İlk aşamada böyle düşünülebilir hatta bunun için yapay zekanın gerçekleşmesi yüzyıllar alabilir de denilebilir. Ancak durum hiç de öyle değildir. Yapay zekalar donanımına zarar gelmedikçe unutmazlar. Hatta bu yapay zeka çevrimiçi bir şekilde tasarlanırsa, ortak ağımız internet üzerinde aktif olursa ve kendisini anlık olarak binlerce bilgisayarda güncellerse donanımın zarar görmesi de bir şey ifade etmeyecektir. Belki bugün için uzak gelebilir ancak bu yüzyılın sonunda liderlerimiz insan değil tamamen yapay zekalar olabilir. Önümüzdeki tüm internet ağı tek bir formata sokulup yapay zekaların anlayabileceği kıvama sokulabilir. Dünya çapında json formatı gibi standart formatlar zaten uzun zamandır kullanılmakta. Daha gelişmiş ve daha az karakterle daha çok iş mantığıyla hızdan da tasarruf edilebilir.
Yapay zekanın tek tek ihtimalleri kodlamakla mümkün olmadığı, olsa dahi yüzyıllar alabileceği aşikardır. Fakat yapay zekanın tıpkı insan zekası gibi tecrübelerle öğrenmesi fikri gerçekten etkileyici bir fikirdir. Tıpkı bir bebeğin düşe kalka öğrenmesi gibi bilgisayar da yaptığı hataları devasa veritabanlarına yükleyerek deneye deneye öğrenecek.
Kim bilir belki bir gün insan evrimini yapay zeka ile mükemmelliğe ulaştıracaktır. Bu yapay zekayı kötüye kullanmak aynı şekilde insanlığı sonu da olabilir.
Devletleri yapay zekaların yönetmesi hem adil hem de daha güzel bir dünya yaratabilir. Denemeye değmez mi ?

2 Şubat 2015 Pazartesi

Evrenin Ucuna Yolculuk

Defalarca izlediğim halde, her defasında ilk defa izliyormuş gibi heyecan duyduğum çok güzel bir belgesel: Evrenin Ucuna Yolculuk

Belgeselde bugüne kadar keşfedilmiş evrenle ilgili neredeyse her şey mükemmel bir anşekilde anlatılmış.

Karadeliklerin, bizi onların yanında toz tanesi kadar küçük gösteren binlerce yıldızın anlamı ne ? Ateist değilim ancak hiçbir din adamı bana yaratıcının varlığını, evrenin mükemmelliği kadar inandıramıyor.
Belgeseli izlerken nokta kadar küçük olduğumuzu görmek, eminim ki sizi de çok fazla etkileyecektir.

Diyelim ki yalnızca dünyada hayat var. Peki, tüm evren bizim için mi var oldu ? Tüm evrenin resmine bakıldığında, bir toz tanesi kadar küçük gezegen için mi her şey? Ya da daha nelere tanık olacağız kim bilir ..

Ben kimim ?




Çocukluğum 90'lı yılların en güzel mahallelerinde geçti. Hayatımda sık sık anımsayıp çoğu kez özlemle ah çektiğim bu yılları geçen her gün özlemle anıyorum. O dönemlerde en sevdiğim şey okuldan gelir gelmez topumu alıp sokağa çıkmak ve hava kararana dek futbol maçı yapmaktı. Günün birinde o dönem mahallenin futbol klübü beni beğenmiş fakat maddi sıkıntılar ve bilinçsizlik nedeniyle gidememiştim. Halen bir futbol maçı izlerken içimde bir burukluk olur.

Sanıyorum ki bu burukluktan dolayı ve içimde kalan uktenin etkisiyle futbola veremediğim enerjimi, sevgimi bilgisayarlara verdim. Onun büyüsü beni içine çekti, üniversite okuduğum yıllarda kendi alanımı bir kenara bırakıp tamamen kendimi bu alana adadım. Amacım sözel alan okumuş biri olarak yaratıcı düşünmenin, sayısal ifadeleri bilmekten daha önemli olduğunu ispatlamaktı. Yalnızca kendi çabamla pek çok programlama dili öğrenmiş ve robot yapma kıvamına gelmek üzere olan biriyim. İnsanlara zorla verilen eğitimlerin insanı o şeyden soğuttuğu  ve içindeki merakı söndürdüğüne dair inancım vardır hep. Belki yanılmışımdır, belki de sonuna kadar haklıyımdır; bunu hayat gösterecek elbette. Ancak ben yine de doğru yolda olduğuma inanıyorum. İnsanı yaşatan şey mutluluk ve umut değil midir zaten ...